| Kim bu? Mustafa Kemal Yılmaz, Umurlu’da büstü dikilmiş değerli bir siyasetçi, şair ve yazar.
“1921 yılında Koçarlı’nın Cincin köyünde doğdu. Annesi Fatma Hanım. Babası Jandarma karakol komutanı Hakkı Çavuş Cincin’de, Dalama’da, Nazilli’de, Direcik’te, Umurlu’da görev yaptı ve kahraman jandarma yüzbaşısı Nuri Bey’in (Arap Yüzbaşı olarak ünlüdür) en yakınında Yunanlılara karşı savaştı. Zaferden sonra Umurlu köyüne yerleşti. Bahçevanlık yaptı. Dedesi, askeri Doktor Yüzbaşı Mustafa Efendi, Arnavut isyanı sırasında, yaralı askerlerimizi tedavi ederken Arnavutlarca şehit edilmiştir.
M. Kemal Yılmaz, Umurlu İlkokulunda (1928-1933), Malatya, Siirt ve Aydın ortaokullarında (1934-1937), Eskişehir Lisesinde (1937-1938) ve Balıkesir Necati Bey Öğretmen Okulunda (1938-1940) öğrenim gördü. 1940 yılında Bartın Çiftlik Köyünde öğretmenliğe başladı.
Askerliğini 1942-1944 yılları arasında Sarıyer’de ve Kilyos’ta 82. Piyade Alayında yedek asteğmen ve teğmen olarak yaptı; üsteğmen olarak terhis oldu.
Yüksek öğrenimini Ankara’da Gazi Eğitim Enstitüsü Fransızca Bölümünde (1945-1947) ve Paris Üniversitesinde tamamladı.(1949-1950) 1965- 1973 yılları arasında Aydın Milletvekili oldu. Hayatı boyunca önemli görevlerde bulunan Mustafa Kemal Yılmaz’ın çok sayıda basılmış kitabı var”
Değerli büyüğümüz Mustafa Kemal Yılmaz’ın Umurlu’da kendi adı verilmiş olan parkta büstünün fotoğrafını çekerken, farklı bir dünyada hissettim kendimi. Umurlu halkının göstermiş olduğu kadirşinaslık karşısında saygıyla eğildim.
Benim yaşadıklarımı sezmiş olmalı ki Sayın Mustafa Kemal Yılmaz, aynı hafta içerisinde bana göndermiş olduğu gazetede “Söz Uçar Yazı Kalır” başlıklı haberi okudum.
“Verba volant scripta manent”… Yüzyıllar önce “yazı”yı kutsayarak “Söz uçar, yazı kalır” gerçeğini tarihe kazıyan Latince özdeyiş, ODTÜ Sosyal Tesisleri’nde çok özel bir gününde özeti oldu. Eski Aydın Milletvekillerinden, şair M. Kemal Yılmaz, 90.doğum gününü ailesinin hazırladığı sürpriz bir davet ile kutladı.
Değerli büyüğümüz M. Kemal Yılmaz’a uzun ve sağlıklı bir ömür diliyoruz.
Başka bir dileğimiz de Bozdoğan’a hizmet eden değerli insanların anıldığı, gerekirse büstlerinin dikildiği, günleri yaşamak. |