| Çevremizde susak kabağı diye bilinen “Su Kabağı” evlerimizi süslüyor.İlçemiz genelinde her yerde yetiştirilen ve evlerde mutfak eşyası olarak da kullanılan Su Kabağı süs eşyası olarak evlerimizi ve turistik mekânları süslüyor.Cam, ahşap, metal, taş, çini süsleme ve boyama sanatları kültürümüzün bir parçası olmaya devam ederken tarım ürünlerinin de bu sektörde kullanılır hale gelmesi bazı tarımsal ürünleri aranır hale getirdi.Önceleri bahçelerimizin bir köşesinde asılı olarak büyümesini gerçekleştiren, yetiştiği yere göre ilginç şekiller oluşturan ve köylerimizde hala su tası olarak kullanılan Su Kabağı boyama ve süsleme sanatının ham maddesi oldu. Hüseyin ÇİFTÇİ, yaptığı çalışmalar hakkında bilgi verirken, mahallemiz halkı geçimini sağlamak amacıyla yaptığı birçok el sanatını son yıllarda artık yapamıyor. El sanatları para etmiyor. Fabrikasyon ürünler hem çeşit bakımından çok, hem daha ucuz. Geçmiş yıllarda mahallemizde kuş tutan (ipek böceği yetiştiren) aileler vardı. Şimdi yok denecek kadar az, ya da hiç yok. Ev Hanımlarının yaptığı oyalar ile bir aile geçinirdi. O sanatta ortadan kalmak üzere, her şey hazır olarak insanların hizmetine sunuluyor. “Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.” Atatürk, sanatın önemini ne kadar güzel anlatıyor. Türk halkı olarak bizler sanata, özellikle el sanatlarına yatkın bir milletiz. Tarih örneklerle doludur. İlçemizde yetişen Su kabağı birçok insana ekmek kapısı olurken, ilçe insanımızın bu konuda bilgilendirilmesi gerekir. Açılacak kurslarda süsleme ve bayama sanatı öğretilmeli, böylece kendi insanımız yetiştirdiği ürünleri daha iyi değerlendireceğine inanıyorum” dedi. Hüseyin ÇİFTÇİ, topladığı Su Kabaklarını süsleme ve boyama işi yapan kuruluşlara verdiğini sözlerine ekledi. |